Mihenk (taşı)
Birinin değerini, ahlâkını anlamaya yarayan ölçüt.
Birinin değerini, ahlâkını anlamaya yarayan ölçüt.
Üzerinde çalıştığı işi başarmak.
Neden bu kadar süsleniyor?
Yalanı, dolanı, hilesi, kötü niteliği, kusuru ortaya çıkmak.
"Yakında onun da diğerleri gibi foyası meydana çıkacak."
Görevinden almak.
Varlıklı görünmeyi, gösterişi çok sever, ama gerçek durumu bunun tam tersi.
Çok dikkatlı bakmak, alacakmış gibi iyice gözden geçirmek.
Çok deney geçirmiş, kurnaz.
Söylediğim sözü, hiç ilgisi olmayan biçimde anlıyor.
Oldukça fazla mutluluk duymak.
Kendini vererek, büyük bir dikkatle dinlemek.
"Babasının söylediklerini can kulağıyla dinlemeye başladı."
Birlikte yaşayacağı yakın hısımları bulunmayan eş.
Uğraştıracak pürüzleri olmayan karlı iş.
Sıkıntıyı, öfkeyi gidermek, sabır telkin etmek için
"Lâhavle" ile başlayan duayıokumak.
"Lâhavle çekmeden başka bir şey yapamadım."
Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).
Birinden bir iyilik yapılması istenirken
"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...
Her şey (özellikle kötü şeyler) kendisinden bilinmek.
Eşeğini sağlam kazığa bağlamak.
Kargaşa çıkmak, toplumda düzensizlik baş göstermek.
"Ortalık yine karıştı, insanlar birbirine girdi."
"Başını gözünü yararak yapmak."
Sessiz, hakkını aramaz.
Konuyu yakaladı, arkasını bırakmadı. Uzattıkça uzattı; üzerinde durdukça durdu.