Deyimler
İletişim

"Ayakları yere değmemek" deyiminin anlamı nedir?

Oldukça fazla mutluluk duymak.

Ayakları yere değmemek deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Ağır basmak

Ağırlıkça fazla gelmek, daha ağır olmak.

Ağır basmak

Ağzına girmek

Dinlenirken konuşana doğru oldukça fazla yaklaşmak.

"Çocuklar, masal anlatan dedenin, neredeyse ağzına gireceklerdi."

Ağzına girmek

Ağzı var dili yok

Çok az konuşur, sessiz, kimseye karşılık vermez.

Oldukça sessiz, sakin, kendi hâlinde.

Konuşmayıp susan, derdini anlatmayan.

"Telâşlanma sakın, ağzı var dili...

Ağzı var dili yok

Ağzının kokusunu çekmek

Bir kimsenin dayanılmaz, çekilmez tutum ve davranışlarına katlanmak.

"Yeter artık, daha fazla senin ağız kokunu çekemem."

Ağzının kokusunu çekmek

Az çok

Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.

"Az buçuk."

Ne az ne çok, oldukça.

Az çok

Canı yanmak

Fizikî bir acı duymak.

Bir işte zarar görmek, manevî bir üzüntü duymak.

"Canını yakmadan ver o elindekini bana!"

Canı yanmak

İçi gitmek

Çok fazla istek duymak.

"Vitrindeki kızarmış tavuklara içim gidiyordu ama param olmadığı için alıp yiyemiyordum."

İçi gitmek

İt sürüsü kadar

Gereğinden fazla, oldukça çok, kalabalık.

"İt sürüsü kadar adam, nasıl başa çıkacağız bunlarla."

İt sürüsü kadar

Mürüvvetini görmek (anne, baba için)

Özellikle evlâdının evlendiğini, çoluk çocuk sahibi olduğunu görmek.

Çocuklarının sevinçli günlerini görerek mutluluk duymak.

"Acaba çocuklarımın mürüvvetini...

Mürüvvetini görmek (anne, baba için)