Ağırdan almak
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Üzerinde çalıştığı işi başarmak.
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Bir işi başarmak uğrunda çok yorulmak, sonuca kadar çok zahmet çekmek.
"Seni buluncaya kadar akla karayı seçtim."
Bir mesele üzerinde uzun çekişmelerden sonra.
Senli benli, samimî dostluğu sürdürerek.
"Al takke ver külâh yıllarca yaptık bu işi."
Bir zorluğu yenip işi başarmak.
"Telâşlanma, işin altından kalkacaktır o."
Öteki işler arasında bir işi de yapıvermek.
Yapılmakta olan işler arasından işi de yapıvermek.
Yaptığı her işi herkes kabul etmek zorunda: İstemediği işi yapmayacak, istediğini yapacaktır.
"Astığı astık"
Bir işi bitirmek, sona erdirmek, başarmak.
Bir kişiye aşırı ölçüde ilgi gösterip çok şımartmak.
"Ona biraz daha yüz verirsen başına çıkacak, söylediğini...
İçinden çıkılması zor bir işi birine musallat etmek.
"Bu işi benim başıma dolayanlar, dilerim hiçbir zaman onmazlar!"
Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.
Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...
Bir işi başarmak için özveriyle çalışmak.
Bir işi başarmak için uğraşmak, kuvvet harcamak.
"Çaba göstermeden amacına ulaşamazsın."
Bir işi yapmak için çok zahmet, zorluk çekmek.
Çok terlemek.
"Bu işi başarmak için az ter dökmedi."