Adı bile okumamak
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Söylediğim sözü, hiç ilgisi olmayan biçimde anlıyor.
Adı hiç söz konusu olmamak, hiç önem verilmemek.
Bir konuyu hiç, ama hiç düşünmemiş olmak.
Ben hiç emek harcamayayım. Her şey hazır olup ayağıma gelsin.
Bir işin hiç emek harcamadan olmasını, kendiliğinden hazır olup ayağına gelmesini bekleyenlerin...
Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.
"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Konu ile hiç ilişkisi olmayan saçma sapan söz.
Hiç gereği yokken.
Kolaylıkla, hiç emek ve çaba harcamadan.
"Adam durduğu yerde para kazanıyor, anlamadım bu işi!"
Hiç uyumamak.
Tehlikeye aldırmamak.
"Bu gece hiç göz kırpmadım, hep seni düşündüm."
İkircikli olmayan, iki yüzlü davranmayan, düşündüğünü açıkça söyleyen, özü sözü bir olan.
"İçi dışı bir olan insanlara her zaman güvenebiliriz."
Eski çürük, sağlam olmayan, değersiz (şey).
Düzgün olmayan, parça parça, dağınık (söz).
"Şu kırık dökük eşyaları ortadan kaldırın hemen!"
Suç yüklemek, birinin onurunu sarsacak biçimde iftirada bulunmak.
"Zorla kadıncağıza kara bir leke sürdüler, Allah`tan hiç korkmadılar."
Huzur, bolluk, hiç rahatlık görmemek; sürekli sıkıntı, darlık içinde bulunmak.
"Şu yaşıma geldim, hiç rahat yüzü görmedim desem yeridir."