Bacak kadar boyu var, türlü türlü huyu var
Yaşı küçük ama çeşitli huylar edinmiş.
Yaşı hayli ilerlemiş (kimse).
Yaşı küçük ama çeşitli huylar edinmiş.
Parası çok, varlıklı, sözü geçer, ödeme gücü yüksek (kimse).
"Neden şu ensesi kalın adamlardan yardım istemiyorsunuz."
Yaşı ilerleyen kızın evlenememesi.
"Evde kalmak korkusu zavallı kızı yiyip bitiriyordu."
Açık yürekli, güvenilir, hoşgörüsü geniş, ehli dil (kimse).
"O ihtiyar adam tam bir gönül eriydi."
Pek değerli, sevgili, çok önem verilen (kimse).
"Babam benim göz bebeğimdir."
Yararlıyı yararsızı, iyiyi kötüyü ayırt edebilir duruma gelmek.
"Yaşı büyüdükçe gözü de açılmaya başladı."
Önemli, saygı değer, saygın (kimse).
Oldukça çok.
"Babam, hatırı sayılır bir kimsedir."
Geçimi iyi, hâli vakti yerinde, para sıkıntısı olmayan, birinin yardımına ihtiyaç duymayan (kimse).
"Herkesin karnı tok sırtı pek olacaktır, bize güvenin!"
Sessiz, hiçbir şeye karışmayan, karışmak istemeyen, sakin (kimse).
"Yazık olmuş, kendi hâlinde biriydi, kimsenin etlisine sütlüsüne karışmazdı."
Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse).
Uyuşuk, miskin, rahatına düşkün, tembel.
İnsanlara leke sürmeyi, kara çalmayı, iftira atmayı huy edinmiş (kimse).
Yaşı epeyce ilerlemiş olmak, yaşlanmış veya olgunlaşmış olmak.
"Yaşını başını almış bir adamdır, çekinmeyin, gidin, size olgun davranacaktır."