Deyimler
İletişim

"Kendi hâlinde" deyiminin anlamı nedir?

Sessiz, hiçbir şeye karışmayan, karışmak istemeyen, sakin (kimse).

"Yazık olmuş, kendi hâlinde biriydi, kimsenin etlisine sütlüsüne karışmazdı."

Kendi hâlinde deyimine benzer deyimler

Ağzından girip burnundan çıkmak

Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.

"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."

Ne yapıp yaparak bir...

Ağzından girip burnundan çıkmak

Ağzı var dili yok

Çok az konuşur, sessiz, kimseye karşılık vermez.

Oldukça sessiz, sakin, kendi hâlinde.

Konuşmayıp susan, derdini anlatmayan.

"Telâşlanma sakın, ağzı var dili...

Ağzı var dili yok

Arkasını (birine) vermek

Bir kimsenin koruyuculuğundan güç almak.

Bir kimsenin himayesinden güç almak.

"Arkasını kaymakama vermiş pervasızca konuşuyor, yolu burdan geçireceğim diyor."

Arkasını (birine) vermek

Aslan yürekli

Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.

Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."

Hiçbir şeyde...

Aslan yürekli

Başıboş bırakmak

Bir kimsenin üzerindeki denetimi ve gözetimi kaldırmak, kendi bildiğine bırakmak.

"Çocuk dediğin başı boş bırakılmaya gelmez."

Başıboş bırakmak

Başının çaresine bakmak

Kimsenin yardımı olmayacağı anlaşıldığından içinde bulunduğu güç durumdan kurtulma yolunu kendisi aramak.

Kimsenin yardımı olmadan kendi işini kendi yapmak,...

Başının çaresine bakmak

Can atmak

Herhangi bir şeye sahip olmayı, ya da herhangi bir şeye erişmeyi çok istemek.

"Top oynamaya can atıyordu."

Can atmak

Canını vermek

Hiçbir şey esirgememek.

Bir şey uğrunda en değerli varlığını feda etmeye, hatta ölmeye hazır olmak.

Bir şeye aşırı ölçüde düşkün olmak.

"Vatan uğruna kim can...

Canını vermek

Çelme takmak

Ayağını bacağına geçirerek yıkmaya çalışmak.

Bir işin gelişmesini engellemek veya bir kimsenin iyi yürüyen işini bozmak.

"Sakin sakin giden arkadaşını çelmek...

Çelme takmak

Kendi göbeğini kendi kesmek

İstediği yardım gelmeyince kendi işini kendi yapmak durumunda kalmak.

"O her zaman kendi göbeğini kendisi kesmiş, kimseden yardım beklememiştir."

Kendi göbeğini kendi kesmek

Kendi kendine gelin güvey olmak

Başkalarının ne diyeceğini hesaba katmadan, bir işi sadece kendi başına tasarlayıp olmuş sayarak sevinmek.

"Kendi kendine gelin güvey olmayı bırak, bakalım kız...

Kendi kendine gelin güvey olmak