Deyimler
İletişim

"Yaşını başını almış (olmak)" deyiminin anlamı nedir?

Yaşı epeyce ilerlemiş olmak, yaşlanmış veya olgunlaşmış olmak.

"Yaşını başını almış bir adamdır, çekinmeyin, gidin, size olgun davranacaktır."

Yaşını başını almış (olmak) deyimine benzer deyimler

Aslı faslı olmamak

Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.

Aslı faslı olmamak

Beyni bulanmak

Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.

Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.

Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.

Kötü...

Beyni bulanmak

Beyninden vurulmuşa dönmek

Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.

Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...

Beyninden vurulmuşa dönmek

Bir ayağı çukurda olmak

Çok yaşlanmış olmak, yaşayacak çok az zamanı kalmış olmak.

"Dedemin bir ayağı çukurda, onu üzmeyin artık."

Bir ayağı çukurda olmak

Bir hâl olmak

Bir şeyi çok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalık gelmek, bezmek.

Daha önce görülmeyen davranışlar içinde olmak, huyu değişmek.

Kazaya uğramış olmak.

"Gecikti,...

Bir hâl olmak

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.

"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...

Burnundan (fitil fitil) gelmek

Burnundan kıl aldırmamak

Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.

"Amma da burnundan kıl...

Burnundan kıl aldırmamak

Canını vermek

Hiçbir şey esirgememek.

Bir şey uğrunda en değerli varlığını feda etmeye, hatta ölmeye hazır olmak.

Bir şeye aşırı ölçüde düşkün olmak.

"Vatan uğruna kim can...

Canını vermek

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Hakkı geçmek

Birisinin payından bir başkası almış olmak.

Bir şeyde veya bir kimsede emeği bulunmak.

"Komşumun çok hakkı geçmiştir bana, onunla mutlaka helâlleşmeliyim."

Hakkı geçmek

Hazır bulunmak

Bir yerde kendisi bulunmak, var olmak.

Bir yere hemen gidecek, bir şeyi anında yapacak durumda olmak.

"Yarınki toplantıda sen de hazır bulunmalısın."

Hazır bulunmak