Adam evladı
İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.
Geçimi iyi, hâli vakti yerinde, para sıkıntısı olmayan, birinin yardımına ihtiyaç duymayan (kimse).
"Herkesin karnı tok sırtı pek olacaktır, bize güvenin!"
İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.
Bir topluluk içinde dirlik düzenlik, iyi geçinme.
Bir topluluk içindeki dirlik düzenlik, iyi geçinme durumu.
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Para getiren, hayat boyunca geçimi sağlamaya yarayan sanat ve meslek.
"Şimdiden bir altın bilezik sahibi ol ki yarın rahat edesin."
Bir şeye değerinden çok para istemek, olmayacak bir istekte bulunmak.
"Senin istekli olduğunu duydu adam, şimdi gidersen anasının nikâhını isteyecek o...
Pek küçük kucak çocuğu.
Sıkıntıya, güç işlere alışkın olmayan, nazlı çocuk veya genç.
"Şu torbayı kaldırışına bak hele, tam bir ana kuzusu."
Soğuktan muhafaza edecek biçimde giyinmiş, iyi giyinmiş olan.
Güçlü bir kimseye ya da yere güvenen.
"Ona göre hava hoş, çünkü karnı tok, sırtı pek nasıl olsa!"
Geçimi için para sıkıntısı çeken.
"Eli darda insanlara yardım etmek insanlık borcudur."
Zengin, oldukça varlıklı, para durumu iyi.
"Hasan efendiler mi? Hâli vakti yerinde insanlardır onlar."
Birinin yardımına ihtiyaç duymak.
"Eh, onun da bize işi düşecek bir gün."
Çok para kazanmak.
Devletin çok para basması.
"Bizim büfe âdeta para kesiyor."
Çok para harcamak.
Rüşvet yemek, görevini kötüye kullanıp bir iş yapmak için birinden para almak.
"İnsanlar artık açıktan para yiyorlar."