Aklı başından gitmek
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Pek değerli, sevgili, çok önem verilen (kimse).
"Babam benim göz bebeğimdir."
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.
"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"
Hileci, kurnaz, çok açık göz, çıkarcı, hin oğlu hin.
"Adam anasının gözü, iki dakikada bitiriverdi işi."
Çok kurnaz, dalavereci, çıkarcı, hileci, düzenci.
Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir).
Çok küçük (çocuklar için söylenir).
"Bir damla su kaldı, ne yapacağız su gelmezse."
Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."
Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...
Çok özler, çok arar, çok ister olmak.
Çok sevdiğim.
Sevgili evlâdım.
"O, hâlâ benim ciğerimin köşesidir."
Pek çok kişi tarafından kullanılmak, bir çok sahip eline geçmek.
"Elden ele dolaşan atı nihayet geri almayı başardı."
Birçok güçlükleri yenmek için çok uğraşmak, pek çok çaba sarf etmek.
"Onu razı edeceğim diye göbeğim çatladı."
Göz emeği harcamak; gözün dikkatini, elin emeğini gerektiren ince bir iş yapmak ve işte uzun süre çalışmak.
"Onca göz nuru döktüğü el işleri ürünleri çok ucuza...
Önemli, saygı değer, saygın (kimse).
Oldukça çok.
"Babam, hatırı sayılır bir kimsedir."
Çok kan akıtılmış olmak, çok insan öldürülmek.
"Düşmanla göğüs göğüse gelmiştik, biliyordum ki birazdan kan gövdeyi götürecek ve pek çoğumuz ölecekti."