Açtı ağzını yumdu gözünü
Çok öfkelenerek ağzına geleni söyledi anlamında kullanılır.
Dinlenirken konuşana doğru oldukça fazla yaklaşmak.
"Çocuklar, masal anlatan dedenin, neredeyse ağzına gireceklerdi."
Çok öfkelenerek ağzına geleni söyledi anlamında kullanılır.
Ağırlıkça fazla gelmek, daha ağır olmak.
Ağzına layık.
Doğru olduğunda şüphe edilen bir konuda birkaç kişinin söylediklerini birbirine benzetmek.
Oldukça güzel.
Güzel, doğru konuşmasıyla kendini dinletmek. Herkes ne söyleyeceğini inanla beklemek.
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç...
Oldukça fazla mutluluk duymak.
Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.
"Az buçuk."
Ne az ne çok, oldukça.
(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.
"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."
Duvar gibi dikey şeylerin ortası...
Gereğinden fazla, oldukça çok, kalabalık.
"İt sürüsü kadar adam, nasıl başa çıkacağız bunlarla."
Kötü yola düşmek, doğru yoldan ayrılmak.
"Yolunu sapıtmış şu adamı Allah` tan başka kim doğru yola getirebilir?"