Açtı ağzını yumdu gözünü
Çok öfkelenerek ağzına geleni söyledi anlamında kullanılır.
Ağzına layık.
Çok öfkelenerek ağzına geleni söyledi anlamında kullanılır.
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç...
Dinlenirken konuşana doğru oldukça fazla yaklaşmak.
"Çocuklar, masal anlatan dedenin, neredeyse ağzına gireceklerdi."
Daha ucuza satılırsa zarar eder.
Daha aşağı bir durum ve yaşayışı kendine layık görmez.
"Ağzına bir zeytin verip ardına bir tulum tutmak."
Çok acıkmak, çok zayıflamış olmak.
"Günlerdir ağzına bir lokma koymamıştı, karnı karnına geçmiş ve bitap düşmüştü."
Birinin sözünü bitirmesine fırsat vermemek, onu susmak zorunda bırakmak, konuşmasını önlemek.
"Ağzını açar açmaz lafı ağzına tıkadılar adamcağızın."
Bir konu, herkesin ağzına dökülmek, sorumsuz ve yetkisiz kimselerin düşünce bildirdikleri duruma gelmek.
Küçük bir parçasını ağzına alarak lezzetini denemek, nasıl olduğunu yoklamak.
"Yemeğin tadına baktın mı?"
Ağır sözler söylemek, ağzına ne gelirse söylemek.
"Yüzüne karşı verip veriştirdi ama o tek kelime bile söylemedi."
Hiç insaf göstermeden, acımadan saldırmak; ağzına geleni söylemek.