Deyimler
İletişim

"Yolunu sapıtmak" deyiminin anlamı nedir?

Kötü yola düşmek, doğru yoldan ayrılmak.

"Yolunu sapıtmış şu adamı Allah` tan başka kim doğru yola getirebilir?"

Yolunu sapıtmak deyimine benzer deyimler

Aklını çalmak (çelmek)

Kararından, niyetinden vazgeçirip başka bir yola sokmak.

Baştan çıkarmak, ayartmak.

"Aklını çelip onu evlenmeye razı et."

Aklını çalmak (çelmek)

Başı altından çıkmak

Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek.

"Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu...

Başı altından çıkmak

Baştan çıkarmak

Ayartmak, doğru yoldan saptırmak, kötü yola sürüklemek.

Baştan çıkarmak

Bel vermek

(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.

"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."

Duvar gibi dikey şeylerin ortası...

Bel vermek

Çığırından çıkmak

Yoldan sapmak, doğru ve uygun gidişten ayrılmak, artık düzelemez hâle gelmek.

"İşler çığırından çıkmadan önlem almalıyız."

Çığırından çıkmak

Hizaya gelmek

Düz çizgi durumunda dizilmek.

Aykırı, yanlış davranışlardan vazgeçmek; doğru yola gelmek, düzelmek.

Hizaya gelmek

Pusulayı şaşırmak

Ne yapacağını bilemez duruma düşmek.

Doğru tutum ve davranıştan ayrılmak.

"İyice pusulayı şaşırmadan uyarmalıyız onu."

Pusulayı şaşırmak

Şeytana uymak

Dinin emirleri dışına çıkmak, haram olan işlere bulaşmak, doğru yoldan ayrılmak.

"Şeytana uyup da tekrar kumara başlayacak diye korkuyorum."

Şeytana uymak

Şeytan diyor ki!

"İçimden şu kötü işi yap, doğru yoldan ayrıl eğilimi geçip duruyor" anlamında kullanılır.

"Şeytan diyor ki git şunu bir güzel döv."

Şeytan diyor ki!

Yola düşmek

Bir zorunluluk sebebiyle yola çıkmak, yol almaya başlamak.

"Çabuk olun, onlar yola düşmüşlerdir bile."

Yola düşmek

Yoldan çıkmak

Bir taşıt bir sebeple yolundan ayrılmak, gitmez olmak.

Kötü yola sapmak, doğru yoldan ayrılmak, azgınlığa düşmek.

"Komşunun çocuğu iyice yoldan çıkmış, ne...

Yoldan çıkmak