Ağzından kaçırmak
Söylemek istemediği bir şeyi, boş bulunup söyleyivermek.
"Dikkatli ol, lafı ağzından kaçırıp da gideceğimiz yeri söyleme."
Söylemek istemediği şeyi farkında...
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç gelen kızına ağzını açıp gözünü yumdu."
Söylemek istemediği bir şeyi, boş bulunup söyleyivermek.
"Dikkatli ol, lafı ağzından kaçırıp da gideceğimiz yeri söyleme."
Söylemek istemediği şeyi farkında...
Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.
Bütün kötü olasılıkları sayıp dökmek.
Yaptığı kötü işten dolayı ona çok ağır sözler söylemek.
Yüksek laflar etmek, büyük işler yapacağını söylemek.
Ağır sözlerle öfkesini göstermek.
Kendi isteği ile gelmek.
Çok fazla emek sarf edilmeden elde edilmek.
"Adam ayağı ile geldi dayak yemeye."
Farkında olmayarak karşısındakine dokunacak söz söylemek.
Bilmeyerek karşısındakini kıracak söz söylemek, pot kırmak.
"Baltayı taşa vurunca öyle utandı ki...
Kötü bir duruma uğramak.
"Kim demiş başa gelen çekilir diye?"
Ölen kimsenin yakınlarına, acılarını paylaşma sözleri söylemek.
"Başın sağ olsuna gitmek."
Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
"Yediğimiz yemeği burnumuzdan getirmek mi istiyorsun? Sus...
Bir söz, bir davranış bir kimsenin onuruna dokunmak, o kimseye ağır gelmek.
"Doğrusu onun bu sözleri gücüme gitti, çünkü hak etmedim o sözleri."
Abartarak söylemek, yalan söylemek, olmayacak şeylerden söz etmek. Paldır küldür
Büyük bir gürültü ile.
Ansızın ve kurallara uymaksızın.
"Paldır küldür...
Ağır sözler söylemek, ağzına ne gelirse söylemek.
"Yüzüne karşı verip veriştirdi ama o tek kelime bile söylemedi."