Deyimler
İletişim

"Bel vermek" deyiminin anlamı nedir?

(Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.

"Yeni ördüğümüz duvar bel verdi."

Duvar gibi dikey şeylerin ortası kamburlaşmak.

Tavan direği gibi yatay şeylerin ortası aşağı sarkmak.

Bel vermek deyimine benzer deyimler

Akıl defteri

Akla gelen şeylerin unutulmaması için kısaca yazıldığı küçük defter.

Hatırlanıp yapılması gereken şeylerin yazıldığı küçük defter, muhtıra defteri, ajanda.

Akıl defteri

At oynatmak

Ata hüner göstermek.

Bildiği ve istediği gibi davranmak.

Belli bir alanda üstünlük kurmak.

"Meydan adamlara kaldı, istedikleri gibi at oynatıyorlar."

At oynatmak

Beyninden vurulmuşa dönmek

Çok üzücü bir haberle aşırı sarsıntıya uğrayıp düşünme yeteneğini yitirir gibi olmak.

Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce...

Beyninden vurulmuşa dönmek

Dağarcığına atmak

Yeni bilgilerini, eski bilgilerine katmak; yeni bilgileri zihnine yerleştirmek.

"Öğrendiği her yeni bilgiyi dağarcığına atmayı ihmal etmedi."

Dağarcığına atmak

Evdeki hesap çarşıya uymamak

Önceden tasarlanan, düşünülen bir iş umulduğu gibi gitmemek, başka bir yönde gelişmek.

"O kadar uğraştık ama evdeki hesap çarşıya uymadı, bu paraya istediğimiz...

Evdeki hesap çarşıya uymamak

Haddini bilmek

Kendi değer ve yeteneğini bilmek, üstün görmemek, kendi yapabileceği şeylerin ötesine geçmemek.

"Merak etme sen, o haddini bilen bir çocuktur."

Haddini bilmek

Keyfinin kâhyası (olmamak)

Birisine karışmaya hakkı olmamak, istediği gibi yaşamasına engel olmamak.

"O benim keyfimin kâhyası olamaz, ben dilediğim gibi yaşarım, karışamaz bana!"

Keyfinin kâhyası (olmamak)

Sucuk gibi ıslanmak

Baştan aşağı, elbisesinin ve vücudunun her yanına su değmek.

"Hortumu üstüme tutup beni sucuk gibi ısladı."

Sucuk gibi ıslanmak

Yolunu sapıtmak

Kötü yola düşmek, doğru yoldan ayrılmak.

"Yolunu sapıtmış şu adamı Allah` tan başka kim doğru yola getirebilir?"

Yolunu sapıtmak