Aba altından değnek göstermek
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Gözdağı vermek, korkutmak.
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Çılgınca sevmek, gönül vermek, tutulmak.
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
Bir kimseye, değeri olmadığı halde değer vermek
Değeri olmadı halde değer ve önem vermek.
Bir kişiye özel adından ayrı olarak dikkati çeken durumuna, niteliğine uygun ad vermek.
Ağzının payını vermek.
Ağzının payını vermek.
Ağzının payını vermek.
Korkutmak, tehdit etmek, istediğini yaptırmak için yıldırmak.
"Ona öyle bir gözdağı verin ki bir daha buralara ayak basmasın!"
Bir şeyin lâyıkıyla yapılması için ne gerekiyorsa ondan kaçınmamak.
Birinin çalışmasını gereğince değerlendirmek, hakkı olan şeyi vermek.
"Çalıştırdığın...
Birini korkutmak, gözdağı vermek, tehdit etmek.
"Bana posta koyacak adam daha anasından doğmadı."