Ağzından girip burnundan çıkmak
Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.
"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
Ne yapıp yaparak bir...
Birini korkutmak, gözdağı vermek, tehdit etmek.
"Bana posta koyacak adam daha anasından doğmadı."
Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.
"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
Ne yapıp yaparak bir...
Sert söz ve davranışlarla karşılık vererek bir kimseyi yaptığına pişman etmek.
"Demek öyle, ben de senin ağzının payını vermezsem bana da Hasan demesinler!"
Herhangi bir konuda yol gösterip tavsiyede bulunmak, bilgi vermek.
"Sana akıl verecek bir adam da mı bulamadın?"
Daha önce düşünmemiş olduğu şeyi birden yapmaya karar vermek.
"Birden aklına esti, kalkıp sahile indi."
Bir şeyi devamlı olarak düşünmek, bir fikre sürekli olarak zihninde yer vermek ve zihni onunla meşgul etmek.
"Onu niçin kırdım, aklıma takıldı düşünüp...
Yemin vermek veya yalvarmak için
"Allah`ını seversen" anlamında şaşma, usanç bildirir.
"Allah aşkına şu işi bir daha yapma!"
Yarışmak, değer yarışına girmek.
"Benimle boy ölçüşecek adam daha anasından doğmadı."
Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.
İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.
"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."
Korkutmak, tehdit etmek, istediğini yaptırmak için yıldırmak.
"Ona öyle bir gözdağı verin ki bir daha buralara ayak basmasın!"
"Bana gelince, bana kalırsa, fikrime göre, bana sorarsanız" anlamlarında kullanılır.
Bir şeyi minnetle karşılamak, seve seve kabul etmek.
"Adam sana iş verecekmiş, daha ne istiyorsun, öpüp başına koy."
Gözdağı vermek, korkutmak.