Allah versin
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
Dilenciyi savmak için
"bekleme, sadaka vermeyeceğim" anlamında söylenir.
İyi şey elde edenlere memnunluk bildirmek için, kimi zaman da takılma ve şaka için...
Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek.
En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
"Takımımız öteden beri başa...
Birine iletilmesi kendisinden rica edilen sözü iletmediği ya da birine ödenecek parayı ödemediği için üzerinde borç kalmak.
Herkesin kendi canının kaygısına düştüğü ve kendi canını kurtarmaya çalıştığı tehlikeli bir durum, yer.
"Ortalık toz dumandı; haykırışlar, inlemeler ortalığı...
Çocuk velilerinin öğretmene ya da ustaya çocuğun eğitiminde kendine tam yetki verdiğini anlatmak için söylenir.
Bir şeyin lâyıkıyla yapılması için ne gerekiyorsa ondan kaçınmamak.
Birinin çalışmasını gereğince değerlendirmek, hakkı olan şeyi vermek.
"Çalıştırdığın...
Hesap defterinde, bir kişiye alış veriş için alacağını borcunu kaydetmek üzere bir yer ayırmak.
Bankada, gereğinde çekilmek üzere yatırılan para için işlem...
İstediği yardım gelmeyince kendi işini kendi yapmak durumunda kalmak.
"O her zaman kendi göbeğini kendisi kesmiş, kimseden yardım beklememiştir."
Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.
"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...
Birine yardım etmesi için yalvarmak, koruması için sığınmak.
"Ocağına düştüm ağam, beni bu işten ancak sen kurtarırsın!"
İşini yaptırmak için birilerine kanunsuz, hak etmedikleri parayı vermek; rüşvet vermek.
"O binayı yaptırmak için belediyeye az para yedirmediler."
Olumlu oy vermek için el kaldırmak.
Bir toplulukta söz istemek için işaret parmağını kaldırıp diğerlerini yumarak el kaldırmak.
"Parmak kaldırarak söz istemeyi...