Açık kart vermek
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
Çılgınca sevmek, gönül vermek, tutulmak.
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
Bir kimseye, değeri olmadığı halde değer vermek
Değeri olmadı halde değer ve önem vermek.
Bir kişiye özel adından ayrı olarak dikkati çeken durumuna, niteliğine uygun ad vermek.
Ağzının payını vermek.
Ağzının payını vermek.
Ağzının payını vermek.
Akıllara durgunluk vermek.
Herhangi bir konuda yol gösterip tavsiyede bulunmak, bilgi vermek.
"Sana akıl verecek bir adam da mı bulamadın?"
Sinir krizi geçirmek, bunalıma düşmek.
Birini kendinden geçercesine sevmek, beğenmek.
"Her kan görüşünde ayılıp bayılıyor."
Aşırı derecede üzüntü ve sinir...
Değer vermek, çok üstün tutmak, çok sevmek.
"Babalarını baş tacı ettiler, toz kondurmuyorlar adama."
Bir şeyin lâyıkıyla yapılması için ne gerekiyorsa ondan kaçınmamak.
Birinin çalışmasını gereğince değerlendirmek, hakkı olan şeyi vermek.
"Çalıştırdığın...