Adlı adıya
Üstü kapalı sözcüklerle değil, herkesin bildiği açık adıyla.
Üstü kapalı sözlerle korkutmak.
Üstü kapalı sözcüklerle değil, herkesin bildiği açık adıyla.
Konu dışı, gereksiz sözlerle karşısındakini şaşırtarak istediği sonuca varmak.
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
Paylamak, sert sözlerle haddini bildirip susturmak.
Yaptığı ilenme (beddua) er geç etkisini göstermek.
"Şunu iyi bil ki ey zalim, ahım yerde kalmayacak; yüz üstü sürüneceksin."
"Günün birinde ondan öcümü alırım" anlamında göz korkutmak için söylenir.
İçi dışı bir olmayan; dışı süslü, içi berbat.
"Altı alay üstü kalay bir dolaba benziyor bu."
Daha çok giyim için
"altı, üstüne; bir parçası öbür parçasına uymaz.
" anlamında kullanılır.
"Çabuk çıkar şu üzerindeki altı kaval üstü şeşhane elbiseyi, yoksa...
" Allahı seversen, çocuklarının başı için" gibi sözlerle bir kimseyi bir şey yapmaya ya da yapmamaya zorlamak.
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
Konuşurken asıl üzerinde durmak istediği meseleye üstü kapalı değinmek, bu konunun üzerinde konuşulmasını sağlamak.
"Söylesene açıkça, sözü nereye getirmek...
Açık, kesin ifadeler kullanmadan konuşup dinleyenin kavrayışına bırakmak.
"Niçin üstü kapalı konuştuğunu bir türlü anlayamıyordu."