Deyimler
İletişim

"Hakkını vermek" deyiminin anlamı nedir?

Bir şeyin lâyıkıyla yapılması için ne gerekiyorsa ondan kaçınmamak.

Birinin çalışmasını gereğince değerlendirmek, hakkı olan şeyi vermek.

"Çalıştırdığın kişinin hakkını vermek zorundasın."

Hakkını vermek deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Ağzından girip burnundan çıkmak

Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.

"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."

Ne yapıp yaparak bir...

Ağzından girip burnundan çıkmak

Aklına koymak

Bir şeyi yapmaya kesin olarak karar vermek.

"Bu sene takıntısız sınıfımı geçmeyi aklıma koydum."

Bir fikri başkasına aşılamak.

Aklına koymak

Babanın canı için

Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).

Birinden bir iyilik yapılması istenirken

"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...

Babanın canı için

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Beynine (kafasına) girmek

Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.

Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.

Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.

Beynine (kafasına) girmek

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli

Özü sözü bir

Düşünceleri, söyledikleri ve yaptıkları bir olan, ne düşünüyorsa onu söyleyen, içi dışı bir olan kimse.

"Özü sözü bir olan insanlara rastlamak gittikçe...

Özü sözü bir

Yara açmak

Bir şeyin yüzünde, özellikle de vücudun bir yerinde yara oluşmasına sebep olmak.

Büyük dert, acı, üzüntü vermek.

"Onun sözleri içimde bir yara açtı."

Yara açmak