Açık kart vermek
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
Anlamadığı, bilmediği, beceremediği işleri yapmaya kalkışmak (kadınlar için).
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
Kimi zor işleri yapıyormuşum gibi göster ama o işleri bana yaptırma.
Yapmaya isteksiz olmak.
Gizli bir amaçla bir işten yavaş davranmak, işi savsaklamak, yapmaya gönülsüz davranmak, işi yapmak için isteksizce davranma ve gereken sürede bitirmemek.
Başkalarını, kendi sözlerine uyarak iş yapmaya inandırmış olmak.
Tanrı’ya kulluk ederek, hayır işleri yaparak sevap kazanmak.
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
Akla uygun gelmemek, inanılacak gibi olmamak.
Anlamamak.
"Şu işleri bir türlü aklım almıyor.
Daha önce düşünmemiş olduğu şeyi birden yapmaya karar vermek.
"Birden aklına esti, kalkıp sahile indi."
Pek yükselmek (ses için).
Herkesçe duyulmak, yayılmak (dedikodu için).
"Öyle kızgındı ki sesi ayyuka çıkıyordu."
Gücünün yetemediği ya da aklının ermediği işleri yapmaya kalkışmak.
Gücünün üstünde olan işleri yapmaya kalkışmak.
"Çekil lütfen, başından büyük işlere kalkışıp da kendini rezil etme bari."