Ağıt yakmak
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Gücünün yetemediği ya da aklının ermediği işleri yapmaya kalkışmak.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Kullanabileceğimiz kişi, ya da şey, yalnız o değil ya!
" Allahı seversen, çocuklarının başı için" gibi sözlerle bir kimseyi bir şey yapmaya ya da yapmamaya zorlamak.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...
Bir iş ya da konu üzerinde kuşku uyandıracak söz söylemek.
"Lütfen sus, ortaya bir balgam atıp da insanı huzursuz etme."
Evli ya da nişanlı olmak.
Serbest, özgür olmayan, bir yere bağımlı olan.
"Nihayet oğlanın da başını bağladık."
Gücünün üstünde olan işleri yapmaya kalkışmak.
"Çekil lütfen, başından büyük işlere kalkışıp da kendini rezil etme bari."
"Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer" ya da
"Nasıl olsa yine karşılaşacağız" anlamında kullanılır.
"Demek şu küçük paketi götürmüyorsun,...
Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.
"Onun düşüncesinin hiç de doğru olmadığını söylediğim zaman amma da bozum...
Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
"Amma da burnundan kıl...
Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek.
Çok fazla para koyarak kumar oynamak.
"Büyük oynadım, ya kaybedeceğim, ya da kazanacağım."
Bir işin en önemli noktası üzerinde durmak, ya da bir şeyin en duyarlı noktasını açığa çıkarmak.
"Adamın en sonunda can damarına bastılar, zararı da kendileri...