Ağır iş
Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.
Başkalarını, kendi sözlerine uyarak iş yapmaya inandırmış olmak.
Yapılması zor iş, güç iş , zahmetli iş.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.
Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.
Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.
Bir iş için birini...
İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.
Çok sarhoş olmak.
Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.
"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
İş yapabilecek güçte olmak, bedenî gücü var olmak.
"Çok şükür şimdilik elimiz ayağımız tutuyor."
Pek çok konuda bilgi sahibi olmak, içinde bulunduğu ortamın şartlarına göre her çeşit iş yapabilir olmak.
İş başında olmak.
Yaygın olmak.
Bir şeyin güçlü varlığı sürüp gitmek.
"Beşinci Kral beş yıl hüküm sürdü."
İstediği yardım gelmeyince kendi işini kendi yapmak durumunda kalmak.
"O her zaman kendi göbeğini kendisi kesmiş, kimseden yardım beklememiştir."
İstediği iş olmadı diye gizli gizli üzülmek, kaygı duymak.
"Kendi kendimi yedim bitirdim bu iş yüzünden."
Satış yapamamak, iş ve müşteri olmadığından boş oturmak, iş yapamaz olmak.
"Sabahtan beri sinek avlayıp duruyoruz."
Yenilgiyi kabullenmek, teslim olmak.
Bir çekişme sonunda karşısındakinin istediğini yapmaya razı olmak.
"Yakında teslim bayrağını çekerler, endişeye...