Açık kart vermek
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
Tanrı’ya kulluk ederek, hayır işleri yaparak sevap kazanmak.
İşleri kendi adına yürütmesi için birine tam yetki vermek.
İyi olarak tanınmak, ün almak, ün kazanmak.
Kötü bir ün kazanmak.
Kimi zor işleri yapıyormuşum gibi göster ama o işleri bana yaptırma.
Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.
"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...
Çeşitli yollara başvurarak birini bir şeye razı etmek; veya kandırmak.
"Ağzından girip burnundan çıktı ve ondan para koparmayı başardı."
Ne yapıp yaparak bir...
Akla uygun gelmemek, inanılacak gibi olmamak.
Anlamamak.
"Şu işleri bir türlü aklım almıyor.
Herhangi bir şeyi Yüce Allah`ın korumasına ve esirgemesine terk etmek.
"Seni Allah`a emanet ederek gidiyorum oğlum."
Kötü işler yaparak itibardan düşmek, eski iyi adını, uygunsuz davranışlarıyla kötüye çevirmek.
Çok eziyet ederek canından bezdirmek, bir kimseyi çok üzmek.
"Karşıma bir çıksın, onu anasından doğduğuna pişman edeceğim."
Birbirimizden ayrılmayacağız, işler iyi de gitse, kötü de gitse hep birlikte yapacağız, beraberliği bozmayacağız.
"Bu toprağı yalnız ben mi atacağım, hayır...
Büyük bir iyilik yapıp çok sevap kazanmak.