Adam evladı
İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
İyi bir ailenin iyi yetiştirilmiş, görgülü, iyi eğitilmiş çocuğu.
İnsanların iyisini, kötüsünü iyi seçen kimse.
Akıllıca bir iş yapmak, bir önlem almak.
Herhangi bir önlem ve çareyi zamanında düşünmek, vaktinde hatırlamak.
"Sular kesilecekti ama kovaları doldurmayı akıl...
Akıllı, dengeli ve ölçülü bir kişinin yapacağı iş olmamak.
"Akıl kârımı şimdi senin yaptığın bu iş?"
Çok zeki, akıllı kimse; bilgiç.
"Akıl kutusu mübarek, her meseleyi çözüyor."
Herhangi bir konuda yol gösterip tavsiyede bulunmak, bilgi vermek.
"Sana akıl verecek bir adam da mı bulamadın?"
Bir işin gizli yönlerini, niteliğini, asıl sebebini anlayamamak.
"Senin bu işi nasıl berbat ettiğine hâlâ akıl sır erdiremedim."
Doğrusunun şöyle olduğu ortada. Akıl böyle olmasını gerektiriyor.
Akıl öğretmek.
Alırken bütün gücünü kullanan ve kolaylık gösteren, kimsede parasını bırakmayan; verirken ise bin bir güçlük çıkaran, vereceğini geciktirmek için elinden...
Hile, kötü bilmeyen; hak yol üzerinde olan, Allah`a ibadette kus dini bütün kimse.
"Allah adamı olmalısın dünya da, hem de ahrette iyilik görebilesin."
Dirençsiz, güçsüz kimse.
Çok sık hastalanan, sağlıksız kimse.
Üşengeç, bir iş yapmaktan kaçınan.
"Ne nane molla bir adamsın, kalk da biraz çalış."