Deyimler
İletişim

"İçi gitmek" deyiminin anlamı nedir?

Çok fazla istek duymak.

"Vitrindeki kızarmış tavuklara içim gidiyordu ama param olmadığı için alıp yiyemiyordum."

İçi gitmek deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Ağzının suyu akmak

Çok beğenip imrenmek.

Çok beğenip isteyecek duruma gelmek, imrenmek.

"Vitrindeki kızarmış tavuğu görünce ağzımın suyu aktı."

Ağzının suyu akmak

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Bir damla

Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir).

Çok küçük (çocuklar için söylenir).

"Bir damla su kaldı, ne yapacağız su gelmezse."

Bir damla

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

İçi titremek

Çok üşümek.

Çok istek duymak.

Bir zarar gelecek korkusu içinde bulunmak.

"Hava iyice soğudu, içim titremeye başladı, haydi içeri girelim."

İçi titremek

Kırk dereden su getirmek

Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.

"Ne inatçı adammış, bir evet demek için kırk dereden su...

Kırk dereden su getirmek

Ter dökmek

Bir işi yapmak için çok zahmet, zorluk çekmek.

Çok terlemek.

"Bu işi başarmak için az ter dökmedi."

Ter dökmek

Yanıp tutuşmak

Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak.

Kuvvetli bir aşkla sevmek.

"Bakan olmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu."

Yanıp tutuşmak

Yeme de yanında yat

İstek uyandıran, görünüşü çok çekici olan, çok lezzetli yemekler için kullanılır.

Yeme de yanında yat

Yüreği ezilmek

Üzülmek, çok acı duymak.

Çok acıkmış olmak.

"İçim eziliyor, bir şeyler yemeliyim."

Yüreği ezilmek

Yüreği (içi) parçalanmak

Çok acımak, karşılaştığı bir durum sebebiyle çok üzüntü duymak.

"Zavallının o hâlini görünce içim parçalandı."

Yüreği (içi) parçalanmak