Açlıktan nefesi kokmak
Hiçbir varlığı olmamak, yoksulluk içinde olmak.
İstekli olmamak, içinde istek bulunmamak.
Hiçbir varlığı olmamak, yoksulluk içinde olmak.
Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
"Boşuna uğraşma, evin...
İyi düşünebilir durumda olmamak.
Bayılmak, kendisinden geçmek.
"Artık aklı başında olmamak onun işine geliyor sanki, böylece sorumluluktan kurtulacak, rahat...
Beğenilecek bir şey olmamak, öyle pek güzel olmamak.
Yalan olmak, doğru olmamak, gerçek olmamak.
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Huzur içinde olmak, kaygısı, tasası bulunmamak.
İşe yarar durumda olmamak, istenilen biçimde bulunmamak.
"Bu kadar emekten sonra bari bir şeye benzemiş olsaydı şu kapı."
Bir işi yapmak için korku, heyecan, telâş, şaşkınlık içinde sağa sola koşmak, çare aramak.
"Kadıncağız haberi alır almaz odanın içinde dört dönmeye başladı."
Çok korkmak, heyecan içinde bulunup terlemek, korku ve bunalım içinde olmak.
"Köprüden geçerken ecel terleri döktüler."
Sorunları bulunmayan; neşe, bolluk ve huzur içinde olan yer.
"Ne zaman güllük gülistanlık içinde olacağız acaba?"
Çok üşümek.
Çok istek duymak.
Bir zarar gelecek korkusu içinde bulunmak.
"Hava iyice soğudu, içim titremeye başladı, haydi içeri girelim."