Deyimler
İletişim

"Ecel teri dökmek" deyiminin anlamı nedir?

Çok korkmak, heyecan içinde bulunup terlemek, korku ve bunalım içinde olmak.

"Köprüden geçerken ecel terleri döktüler."

Ecel teri dökmek deyimine benzer deyimler

Ağzı süt kokmak

Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Çok genç, toy ve tecrübesiz olmak.

"Şu ağzı süt kokan mı yarışacak benimle."

Ağzı süt kokmak

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Bir hâl olmak

Bir şeyi çok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalık gelmek, bezmek.

Daha önce görülmeyen davranışlar içinde olmak, huyu değişmek.

Kazaya uğramış olmak.

"Gecikti,...

Bir hâl olmak

Burnunun ucunu görmemek

İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek.

Çok sarhoş olmak.

Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.

"Sen ki burnunun ucunu göremeyen bir adamsın,...

Burnunun ucunu görmemek

Dört dönmek

Bir işi yapmak için korku, heyecan, telâş, şaşkınlık içinde sağa sola koşmak, çare aramak.

"Kadıncağız haberi alır almaz odanın içinde dört dönmeye başladı."

Dört dönmek

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Güllük gülistanlık

Sorunları bulunmayan; neşe, bolluk ve huzur içinde olan yer.

"Ne zaman güllük gülistanlık içinde olacağız acaba?"

Güllük gülistanlık

Her telden çalmak

Pek çok konuda bilgi sahibi olmak, içinde bulunduğu ortamın şartlarına göre her çeşit iş yapabilir olmak.

Her telden çalmak

İki yakası bir araya gelmemek

Geçim sıkıntısı içinde olmak ve borçtan kurtulamamak, gelir ve giderini denkleştirememek.

"Bilmiyorum ne zaman iki yakamız bir araya gelecek."

İki yakası bir araya gelmemek

Kan ter içinde kalmak

Çok yorgun, terli, bitkin ve perişan durumda olmak.

"Elindeki kazmayı bırakmaya niyetli değildi, kan ter içinde kalmış bedenini doğrultarak yüzüme baktı."

Kan ter içinde kalmak

Kasıp kavurmak

Bir afet çok zarar vermek, mahvetmek.

Baskı yaparak, kıyıcı davranışlarda bulunarak bir topluluğu ezmek; zulmetmek, ortalığı korku ve dehşet içinde...

Kasıp kavurmak

Üç buçuk atmak

Çok korkmak, korku içinde olmak, istenmeyen bir durum olacak diye korkup durmak.

Üç buçuk atmak