Açlıktan nefesi kokmak
Hiçbir varlığı olmamak, yoksulluk içinde olmak.
Yalan olmak, doğru olmamak, gerçek olmamak.
Hiçbir varlığı olmamak, yoksulluk içinde olmak.
Üzüntüsünden söz söyleyecek durumda olmamak.
Kırgınlıktan, üzüntüden ya da herhangi bir sebepten ötürü söz söyleyecek durumda olmamak.
"Boşuna uğraşma, evin...
İyi düşünebilir durumda olmamak.
Bayılmak, kendisinden geçmek.
"Artık aklı başında olmamak onun işine geliyor sanki, böylece sorumluluktan kurtulacak, rahat...
Herhangi bir ayıbı, çekinecek bir durumu olmamak, iffetli ve şerefli olmak.
"İşte alnı açık yüzü ak meydandayım; çıksınlar karşıma."
Bir takım oyunlara karışmış olmak, iş, dürüst bir temel üzerine kurulmuş olmamak, böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak.
Beğenilecek bir şey olmamak, öyle pek güzel olmamak.
Yalan, asılsız olmak, gerçek payı bulunmamak.
"Aslı astarı olmayan işlerin içine sürükleme bizi."
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Niteliği ondan geri olmamak, ona denk olmak.
Azımsanacak denli az olmamak, oldukça büyük yada çok olmak.
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Birisine karışmaya hakkı olmamak, istediği gibi yaşamasına engel olmamak.
"O benim keyfimin kâhyası olamaz, ben dilediğim gibi yaşarım, karışamaz bana!"