Deyimler
İletişim

"Açlıktan nefesi kokmak" deyiminin anlamı nedir?

Hiçbir varlığı olmamak, yoksulluk içinde olmak.

Açlıktan nefesi kokmak deyimine benzer deyimler

Aslan yürekli

Çok yiğit, hiçbir şeyden korkmayan.

Yılmaz, hiçbir şeyden korkmayan, yiğit, kahraman,"Aslan yürekli Mehmetçik düşmanı çil yavrusu gibi dağıttı."

Hiçbir şeyde...

Aslan yürekli

Aslı faslı olmamak

Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.

Aslı faslı olmamak

Bir hâl olmak

Bir şeyi çok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalık gelmek, bezmek.

Daha önce görülmeyen davranışlar içinde olmak, huyu değişmek.

Kazaya uğramış olmak.

"Gecikti,...

Bir hâl olmak

Burnundan solumak

İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.

"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...

Burnundan solumak

Canını vermek

Hiçbir şey esirgememek.

Bir şey uğrunda en değerli varlığını feda etmeye, hatta ölmeye hazır olmak.

Bir şeye aşırı ölçüde düşkün olmak.

"Vatan uğruna kim can...

Canını vermek

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Ecel teri dökmek

Çok korkmak, heyecan içinde bulunup terlemek, korku ve bunalım içinde olmak.

"Köprüden geçerken ecel terleri döktüler."

Ecel teri dökmek

Gölgesinden korkmak

Çok korkak olmak, en basit işlere bile girmekten korkar olmak.

"Gölgesinden korkan adamlarla hiçbir işe girilmez."

Gölgesinden korkmak

Her telden çalmak

Pek çok konuda bilgi sahibi olmak, içinde bulunduğu ortamın şartlarına göre her çeşit iş yapabilir olmak.

Her telden çalmak

Hüküm sürmek

İş başında olmak.

Yaygın olmak.

Bir şeyin güçlü varlığı sürüp gitmek.

"Beşinci Kral beş yıl hüküm sürdü."

Hüküm sürmek

Yanıp tutuşmak

Elde etmek için güçlü bir istek duymak, elde edemediği için de büyük üzüntü içinde olmak.

Kuvvetli bir aşkla sevmek.

"Bakan olmak isteğiyle yanıp tutuşuyordu."

Yanıp tutuşmak