Deyimler
İletişim

"Tüyleri diken diken olmak" deyiminin anlamı nedir?

Korku, heyecan, endişe veya üşümekten vücuttaki tüyler, kıllar kabarmak, dikilmek.

"Hava buz gibiydi, tüylerim diken diken olmuştu."

Tüyleri diken diken olmak deyimine benzer deyimler

Arayı yapmak

Arası bozuk olan kimse ile barışmak.

Arası açık olan iki kişiyi uzlaştırıp, barıştırmak.

"Hasan aramızı yapmasaydı biz hâlâ diken üstünde oturuyor olacaktık."

Arayı yapmak

Buz kesilmek

Çok üşümek, donmak.

Buz gibi soğumak, buz durumuna gelmek.

Endişe, korku ve üzüntü veren bir durum karşısında donakalmak.

"Öldürdüğünü sandığı adamı karşısında...

Buz kesilmek

Buz tutmak

Üstünde buz meydana gelmek, buzla kaplanmak.

"Göl buz tuttu."

Buz tutmak

Diken üstünde oturmak

Bir yerde tedirginlik duymak, her an kalkmak durumunu belirtir olmak, huzursuz olmak.

"İnan, diken üstünde oturuyorum şurada."

Diken üstünde oturmak

Dili dolaşmak

Heyecan, korku ya da bir hastalık sebebiyle söyleyeceğini şaşırmak, karıştırmak, açık olarak ifade edememek.

"Babasını aniden karşısında görünce dili dolaştı,...

Dili dolaşmak

Dört dönmek

Bir işi yapmak için korku, heyecan, telâş, şaşkınlık içinde sağa sola koşmak, çare aramak.

"Kadıncağız haberi alır almaz odanın içinde dört dönmeye başladı."

Dört dönmek

Ecel teri dökmek

Çok korkmak, heyecan içinde bulunup terlemek, korku ve bunalım içinde olmak.

"Köprüden geçerken ecel terleri döktüler."

Ecel teri dökmek

Eli ayağı buz kesilmek

Korku, heyecan ve üzüntüden ne yapacağını bilemez duruma gelmek, donup kalmak.

Çok üşümek.

"Haydi elimiz ayağımız buz kesmeden girelim içeri."

Eli ayağı buz kesilmek

Hava almak

Temiz havalı bir yere çıkarak dolaşmak, dinlenmek, ciğerlere temiz hava çekmek.

Eline bir şey geçmemek, umduğunu bulamamak.

İçine hava girmek.

"Haydi, kıra...

Hava almak

Hava basmak

Büyüklenmek, kibirlenmek, olduğundan fazla görünmeye çalışmak.

Bir şeyin içine hava doldurmak.

"Amma da hava basıyorsun, onları korkutacağını mı sandın.?"

Hava basmak

Rengi atmak

Solmak.

Korku, heyecan sebebiyle benzi sararmak.

"Kumaşın rengi bir yıkamadan sonra attı."

Rengi atmak

Renkten renge girmek

Heyecan, korku ve utanmadan dolayı yüzünün rengi değişmek, sıkılmak.

Renkten renge girmek