Ağır top
Birbirine karşı olan iki topluluğun her birindeki en güçlü kişi.
Arası bozuk olan kimse ile barışmak.
Arası açık olan iki kişiyi uzlaştırıp, barıştırmak.
"Hasan aramızı yapmasaydı biz hâlâ diken üstünde oturuyor olacaktık."
Birbirine karşı olan iki topluluğun her birindeki en güçlü kişi.
Ödevini yapamadığından kendisine karşı sorumlu olan kimseden öbür dünyada hesap sormak.
Haksızlığa uğrayışını bu dünyada önleyip hakkını alamayanın, öte...
Birine yol gösteren, akıl öğreten kimse.
Herkese akıl öğretmeye meraklı kimse.
"Lütfen akıl hocalığı yapmaya kalkma, biz işimizi senden iyi biliriz."
İki kişinin arasındaki bir işe karışmak.
Araları bozuk olan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak.
Yapılmakta olan bir işin yapılmasını geciktirmek.
"Araya başka...
Yakınım olan iki taraf, ya da benimle ilgili iki durum var. Birine ayrıcalık tanısam ötekini küçümsemiş oluyorum. Sakıncaları eşit olan iki karşıt davranıştan...
Ölmüş olan babanın ruhunu şad etmek için (bana şu iyiliği yap).
Birinden bir iyilik yapılması istenirken
"bu iyiliği, ölmüş olan babanın ruhunu hoşnut etmek...
Düzensiz, düzeni bozuk olan.
Toplumun yönetiminde uygulanan yanlış kurallar dizgesi.
"Bu bozuk düzenden hangi görüş ve anlayış biçimi kurtaracak milleti, onu...
İkircikli olmayan, iki yüzlü davranmayan, düşündüğünü açıkça söyleyen, özü sözü bir olan.
"İçi dışı bir olan insanlara her zaman güvenebiliriz."
Eskiden kötü durumları görülmüş olan, kötü işlere girmiş bulunan.
"Künyesi bozuk diye, bu adama hiç kimse iş vermeyecek mi?"
Düşünceleri, söyledikleri ve yaptıkları bir olan, ne düşünüyorsa onu söyleyen, içi dışı bir olan kimse.
"Özü sözü bir olan insanlara rastlamak gittikçe...
Şekeri yanına konmuş olan kahve veya çay.
"Usta, iki yandan çarklı yap!.
Bir omuzu düşük olarak yürüyen.
Çarkı yanda olan gemi.
İki davranış, iki kimse, iki karşıt şey arasında bir tercih yapamama zorluğunu anlatmak için kullanılır.