Deyimler
İletişim

"Buz tutmak" deyiminin anlamı nedir?

Üstünde buz meydana gelmek, buzla kaplanmak.

"Göl buz tuttu."

Buz tutmak deyimine benzer deyimler

Adam olmak

Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Adam olmak

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.

İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.

Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.

Adam oluncaya kadar dokuz fırın ekmek ister

Akan sular durmak

Tersi söylenmeyecek bir durum meydana gelmek, itiraz edilecek bir nokta kalmamak.

Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.

"Siz Mehmet...

Akan sular durmak

Başı altından çıkmak

Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek.

"Böyle şeyler bilirim ki senin başının altından çıkar, şimdi bana doğruyu...

Başı altından çıkmak

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Buz kesilmek

Çok üşümek, donmak.

Buz gibi soğumak, buz durumuna gelmek.

Endişe, korku ve üzüntü veren bir durum karşısında donakalmak.

"Öldürdüğünü sandığı adamı karşısında...

Buz kesilmek

Buz kesmek

Çok üşümek vücudu buz gibi olmak.

Buz kesmek

Buz üstüne yazı yazmak

Birine etkisi olmayan sözler söylemek.

Etkisi ve süresi çok kısa olan bir iş yapmak.

"Evet çocuklar, beni buz üstüne yazı yazan bir adam konumuna getirmeyin!"

Buz üstüne yazı yazmak

Eceli gelmek

Ölmek, sonu gelmek, yok oluş vakti gelmek.

"Herkesin eceli gelecek ve bu dünyadan göçecek."

Eceli gelmek

Eli ayağı buz kesilmek

Korku, heyecan ve üzüntüden ne yapacağını bilemez duruma gelmek, donup kalmak.

Çok üşümek.

"Haydi elimiz ayağımız buz kesmeden girelim içeri."

Eli ayağı buz kesilmek

Kıvamına gelmek (bulmak)

En uygun zamanında olmak, gerekli ve istenilen şartlar yerine gelmek, istenilen duruma gelmek.

Kıvamına gelmek (bulmak)