Deyimler
İletişim

"Dili dolaşmak" deyiminin anlamı nedir?

Heyecan, korku ya da bir hastalık sebebiyle söyleyeceğini şaşırmak, karıştırmak, açık olarak ifade edememek.

"Babasını aniden karşısında görünce dili dolaştı, kekelemeye başladı."

Dili dolaşmak deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Bir kimsenin adı bir kez iyi ya da bir kez kötü tanındıktan sonra, bu genel kanı kolay kolay değişmez, kişi bir konu ünlendi mi o ün sürüp gider.

Adı çıkmak dokuza, inmez sekize

Ağıt yakmak

Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.

Ağıt yakmak

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Askıya çıkarmak

Nikah kıyılmadan önce, evlenecek kimselerin durumunu (ya da başka bir konuyu) yazılı olarak, herkesin görebileceği yere asmak.

Evlenecek kimselerin nikâhtan...

Askıya çıkarmak

Aylığa (maaşa) geçmek

Çalışması karşılığı olarak her ay belirli para alınacak bir göreve başlamak.

Çalışmasının karşılığını gündelik ya da ücret olarak almakta iken aylık yöntemiyle...

Aylığa (maaşa) geçmek

Başı dönmek

Bir şey karşısında şaşırmak.

Sıkıntı meydana getiren bir durum karşısında bunalmak.

Dengesini yitirmek, gözleri kararmak; çevresi kararıyor, dönüyor, kayıyor...

Başı dönmek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başından aşağı kaynar sular dökülmek

Çok kötü, üzücü, sıkıntı verici ya da utandırıcı bir olay karşısında vücudunu ter basmak, ürpermek.

"Babasını karşısında görünce başından aşağı kaynar sular...

Başından aşağı kaynar sular dökülmek

Mânâ çıkarmak

Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

"Öyle alıngandı ki her sözümden bir mânâ çıkarıyordu."

Mânâ çıkarmak

Tuz biber ekmek

Bir yemeğe tuz ya da biber dökmek.

Bir üzüntünün acısını, bir kusurun ağırlığını daha da artırmak.

"İyi yaptın sanki, o günleri hatırlatarak tuz biber ektin...

Tuz biber ekmek

Yemeden içmeden kesilmek

Bir üzüntü, korku ya da heyecan sebebiyle yiyemez duruma gelmek, iştahı kapanmak.

"Yemeden içmeden kesildi, âşık mıdır nedir?"

Yemeden içmeden kesilmek