Adam olmak
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Nereye gittiği bilinmemek, sezdirmeden gitmek, görünmez hâle gelmek.
"Ali ortadan kayboldu."
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Yetişip topluma yararlı bir kişi olması için uzun zaman gerek.
Yapılması güç gelmek.
Ağrına gitmek.
Gücüne gitmek, onuruna dokunmak.
Şaşırmak, düşünemez bir hâle gelmek.
"Resmi öyle güzel yapmış ki görsen aklın durur."
İyi ilişkileri, dostlukları, arkadaşlık bağları kopmak; birbirlerine dargın hâle gelmek.
"Şu iki çiftin araları nasıl açıldı hâlâ anlayamadım."
Bir kişinin (her iki anlamıyla) gittiği yoldan gitmek.
Bir işi sona erdirmek için aralıksız çalışmak.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...
Gittiği yeri yıkıp yakar, gittiği yerin bereketini kurutur, uğursuz, zalim.
Nereye gideceğini bildirmeden, izin almadan gitmek.
"İçine düştüğü sıkıntıdan kurtulamayan adam başını alıp gitti."
Zorlu bir kavgaya tutuşmak, ya da kavga edecek hâle gelmek.
"Senin o dilin yüzünden adamla boğaz boğaza geldik."
Ortadan çekilmek, görünmez olmak.
"Adam biraz önce buradaydı ama gözden kayboldu."
Çok karanlık duruma gelmek.
Yaşanılan yer çok sıkıntı verici, yaşanılamayacak derecede kötü hâle gelmek.