Deyimler
İletişim

"Başını alıp gitmek" deyiminin anlamı nedir?

Nereye gideceğini bildirmeden, izin almadan gitmek.

"İçine düştüğü sıkıntıdan kurtulamayan adam başını alıp gitti."

Başını alıp gitmek deyimine benzer deyimler

Açıkta kalmak

Kendisi için görev yapacak yerde kalmamak.

Barındığı yer elinden gitmek.

Açıkta kalmak

Ağır gelmek

Yapılması güç gelmek.

Ağrına gitmek.

Gücüne gitmek, onuruna dokunmak.

Ağır gelmek

Apor topar etmek

Toplanmasına vakit bırakmaksızın alıp gitmek, yaka paça etmek.

Apor topar etmek

Belâsını bulmak

Kendi yol açtığı tehlikeli bir durumun içine düşmek, hak ettiği cezayı görmek.

"Adam nihayet belâsını buldu."

Belâsını bulmak

Bıyık altından gülmek

Birinin içine düştüğü duruma belli etmeden gülmek, sevindiğini belli etmeyerek onunla eğlenmek, içinden onunla alay etmek.

"Ayşe`nin kırdığı pot karşısında...

Bıyık altından gülmek

Canının derdine düşmek

Her şeyi bırakıp, içine düştüğü tehlikeden varlığını kurtarmak ve korumak için çabalamak.

Canının derdine düşmek

Can kaygısına düşmek

Her şeyi bırakıp, içine düştüğü tehlikeden varlığını kurtarma ve koruma çabasında olmak.

"Ortalık birbirine girip silâhlar patlamaya başlayınca can kaygısına...

Can kaygısına düşmek

Çekip gitmek

Savuşmak, bırakıp gitmek, kimseye danışmadan ayrılmak.

"Aradığını bulamayınca çekip gitti."

Çekip gitmek

İç etmek

Eline geçen bir şeyi sahibine bildirmeden kendisine mal etmek, ortadan kaldırıp kimseye göstermemek.

"Babasına bildirmeden o kadar parayı iç etmiş."

İç etmek

İçi sızlamak

Bir şey veya kişinin içine düştüğü durum sebebiyle üzülmek.

İçi sızlamak

Kuş uçmaz, kervan geçmez

Çok ıssız, sapa, kır, insanın uğramadığı yer.

"Başını alıp kuş uçmaz kervan geçmez bir diyara gitti."

Kuş uçmaz, kervan geçmez

Ortadan kaybolmak

Nereye gittiği bilinmemek, sezdirmeden gitmek, görünmez hâle gelmek.

"Ali ortadan kayboldu."

Ortadan kaybolmak