Amana gelmek
Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.
"Aman dilemek."
Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.
"Nihayet düşman amana geldi."
Ortadan çekilmek, görünmez olmak.
"Adam biraz önce buradaydı ama gözden kayboldu."
Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.
"Aman dilemek."
Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.
"Nihayet düşman amana geldi."
Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.
Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...
Bir şeyi çok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalık gelmek, bezmek.
Daha önce görülmeyen davranışlar içinde olmak, huyu değişmek.
Kazaya uğramış olmak.
"Gecikti,...
İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.
"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...
Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.
"Bizim...
Farkına varılmamak, ortadan çekilmek, görülmemek.
"Nasıl oldu da gözden kaçırdık onu."
Görünmez, bulunmaz olmak.
Yok olmak.
"Sis ortadan kalktı."
Nereye gittiği bilinmemek, sezdirmeden gitmek, görünmez hâle gelmek.
"Ali ortadan kayboldu."
Çok utanmak, sıkılmak.
Kaybolmak, göze görünmez olmak.
"Şuradaydı ama bulamıyorum, yerin dibine geçti sanki!"
Daha önce görevinden ayrılan, yerine geçtiği biri kadar başarılı olmak.
Yerinin adamı, görevinin üstesinden gelir olmak.
"Bakalım yerini doldurabilecek mi?"
Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.
"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."