Deyimler
İletişim

"Gözden kaybolmak" deyiminin anlamı nedir?

Ortadan çekilmek, görünmez olmak.

"Adam biraz önce buradaydı ama gözden kayboldu."

Gözden kaybolmak deyimine benzer deyimler

Amana gelmek

Önce direnirken zor karşısında baş eğmek.

"Aman dilemek."

Teslim olmak, önce direnirken zor karşısında boyun eğmek.

"Nihayet düşman amana geldi."

Amana gelmek

Aslı faslı olmamak

Uydurma olmak, yalan olmak, gerçek olmamak, doğru olmamak, asılsız olmak.

Aslı faslı olmamak

Aş deliye kalmak

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan çekilmek.

Yararlanılacak şeyde kendisine ortak ya da rakip olacak kimseler ortadan...

Aş deliye kalmak

Bir hâl olmak

Bir şeyi çok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalık gelmek, bezmek.

Daha önce görülmeyen davranışlar içinde olmak, huyu değişmek.

Kazaya uğramış olmak.

"Gecikti,...

Bir hâl olmak

Burnundan solumak

İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.

"Adam burnundan soluyor, sakın üstüne gitme, yoksa konuştuğuna pişman...

Burnundan solumak

Dünyadan elini eteğini çekmek

Bir kenara çekilip toplum ile ilişkisini kesmek, toplumun yaşayışına karışmaz olmak, daha çok ibadetle meşgul olmak ve dünya işleriyle ilgilenmez olmak.

"Bizim...

Dünyadan elini eteğini çekmek

Gözden kaçmak

Farkına varılmamak, ortadan çekilmek, görülmemek.

"Nasıl oldu da gözden kaçırdık onu."

Gözden kaçmak

Ortadan kalkmak

Görünmez, bulunmaz olmak.

Yok olmak.

"Sis ortadan kalktı."

Ortadan kalkmak

Ortadan kaybolmak

Nereye gittiği bilinmemek, sezdirmeden gitmek, görünmez hâle gelmek.

"Ali ortadan kayboldu."

Ortadan kaybolmak

Yerin dibine geçmek

Çok utanmak, sıkılmak.

Kaybolmak, göze görünmez olmak.

"Şuradaydı ama bulamıyorum, yerin dibine geçti sanki!"

Yerin dibine geçmek

Yerini doldurmak

Daha önce görevinden ayrılan, yerine geçtiği biri kadar başarılı olmak.

Yerinin adamı, görevinin üstesinden gelir olmak.

"Bakalım yerini doldurabilecek mi?"

Yerini doldurmak

Yüz göz olmak

Senli benli olmak ve birbirinden çekineceği kalmamak, aradaki mesafe kalkmış olmak, lâubalileşmiş olmak.

"İyice yüz göz olduk, beni artık dinlemiyorlar."

Yüz göz olmak