Deyimler
İletişim

"Aklı durmak" deyiminin anlamı nedir?

Şaşırmak, düşünemez bir hâle gelmek.

"Resmi öyle güzel yapmış ki görsen aklın durur."

Aklı durmak deyimine benzer deyimler

Ağzına bir parmak bal çalmak

Amacına ulaşmak için birini tatlı sözlerle bir süre oyalamak, kandırmak; umut verip ikna ederek işini yaptırmak.

"Öyle bir insan ki ağzına bir parmak bal çal,...

Ağzına bir parmak bal çalmak

Akan sular durmak

Tersi söylenmeyecek bir durum meydana gelmek, itiraz edilecek bir nokta kalmamak.

Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.

"Siz Mehmet...

Akan sular durmak

Altından Çapanoğlu çıkmak

Girişilen bir işte başa dert olacak bir durumla, umulmayan bir tehlike ile karşılaşmak.

"Bana öyle geliyor ki bu işin altından Çapanoğlu çıkacak."

Altından Çapanoğlu çıkmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Beyni bulanmak

Sersemlemek, rahat düşünemez olmak.

Bir işin oluş biçiminden kötü bir şey sezinleyerak kuşkulanıp huzuru kaçmak.

Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak.

Kötü...

Beyni bulanmak

Beynine (kafasına) girmek

Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.

Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.

Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.

Beynine (kafasına) girmek

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Canına okumak

Bir kimseye büyük bir zarar vermek, kötülük etmek.

İyi bir şeyi kötü hâle getirmek, heder etmek, harcamak.

"Yeni aldığım oyuncağın canına okudu bir günde."

Canına okumak

Mânâ çıkarmak

Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

"Öyle alıngandı ki her sözümden bir mânâ çıkarıyordu."

Mânâ çıkarmak

Numara yapmak

Bir hareketi yalandan yapmak, bir şeyi gerçekmiş gibi söyleyerek karşısındakini aldatmak.

"Ona öyle bir numara yapacağım ki şaşkına dönecek."

Numara yapmak

Rest çekmek

Kesin tavır almak, herhangi bir konuda son sözü söylemek.

Bir oyunda önündeki paranın tümünü ortaya koymak.

"Öyle bir rest çekti ki görmeliydiniz."

Rest çekmek