Deyimler
İletişim

"Kulak kabartmak" deyiminin anlamı nedir?

Çaktırmadan, belli etmemeye çalışarak dinlemek.

"Dayanamayıp yanındakilerin konuşmalarına kulak kabarttı."

Kulak kabartmak deyimine benzer deyimler

Açık vermek

Gelir gideri karşılamamak. Gizlenmek istediği bir şeyi farkında olmadan belli etmek.

Açık vermek

Ağzını aramak (yoklamak)

Bir kimseyi konuşturarak belli bir konu üzerindeki düşüncesini öğrenmeye çalışmak.

Ağzını aramak (yoklamak)

Ağzının içine bakmak

Birinin söylediklerini zevkle ve dikkatle dinlemek, bu sözlere uymak.

Konuşan bir kimseyi seve seve ve dikkatlice dinlemek.

"Konuşması onları öyle sarmıştı ki...

Ağzının içine bakmak

Allah bilir

Belli değil, Cenab-ı Hak`tan başka kimse bilmez.

"Allah bilir bu sırrın iç yüzünü."

Bana öyle geliyor ki.

"Allah bilir esrar da alıyordur bu çocuk."

Allah bilir

At oynatmak

Ata hüner göstermek.

Bildiği ve istediği gibi davranmak.

Belli bir alanda üstünlük kurmak.

"Meydan adamlara kaldı, istedikleri gibi at oynatıyorlar."

At oynatmak

Bıyık altından gülmek

Birinin içine düştüğü duruma belli etmeden gülmek, sevindiğini belli etmeyerek onunla eğlenmek, içinden onunla alay etmek.

"Ayşe`nin kırdığı pot karşısında...

Bıyık altından gülmek

Göz ucuyla bakmak

Belli etmemeye çalışarak, başını çevirmeden göz kenarı ile yandan bakmak.

"Yabancı askerlere göz ucuyla bakmaya başladı."

Göz ucuyla bakmak

Hayal meyal

Belli belirsiz, açık seçik belli olmayan, bulanık (bir şekilde hatırlanan).

"O olayı hayal meyal hatırlıyorum."

Hayal meyal

İçi kazınmak

Çok acıktığından ötürü midesinde eziklik duymak.

"Sabahtan beri açtı, içi kazınıyor ama belli etmemeye çalışıyordu."

İçi kazınmak

Sağı solu (belli) olmamak

Bir durum karşısında nasıl davranacağı, ne tavır takınacağı belli olmamak.

"Dikkatli olun, onun sağı solu belli olmaz."

Sağı solu (belli) olmamak