Astarı yüzünden pahalı olmak
Bir işin ayrıntısına harcanan para aslı için ödenen parayı aşmak.
Bir işin ayrıntısına ödenen paranın aslına ödenen paradan fazla olması, gerçek değerinden...
İşin içyüzü anlaşıldı. Amaç belli oldu.
Bir işin ayrıntısına harcanan para aslı için ödenen parayı aşmak.
Bir işin ayrıntısına ödenen paranın aslına ödenen paradan fazla olması, gerçek değerinden...
Bir işin oldukça karışık, dolaşık, içinden çıkılması güç olduğunu anlatmak için kullanılır.
"Durup dururken adama olmadık sözler söylemiş, şimdi ayıkla...
Birini bir şey yapamaz duruma getirmek.
Bir işin en güç tarafını yapmak.
"Tarlanın ortasından şu tümseği de kaldırdık mı işin belini kırmış sayılırız, artık...
Yarı belli, yarı belirsiz, çok az belli.
Birinin içine düştüğü duruma belli etmeden gülmek, sevindiğini belli etmeyerek onunla eğlenmek, içinden onunla alay etmek.
"Ayşe`nin kırdığı pot karşısında...
Sıkıntılı bir işin veya durumun sona ermesini beklemek.
Tasavvufta bir müridin belli bir eğitim safhasından geçmesi.
"Çile çıkarmayan mürit olgunlaşamaz."
"Dıştan görünüşü, herkesi imrendirecek kadar güzel ama içyüzü elverişsiz, kötü, sahibini üzücü" anlamında kullanılır.
"Ah bir bilseler işin iç yüzünü, dışı eli...
Bir işin tamamen bozulması, durup ilerleyemez olması.
Hastalık sebebiyle organlarının bir kısmı çalışamaz duruma gelmek, kötürüm olmak.
"Yaptığımız işin felce...
Belli bir amaç için güçlerini birleştiren kalabalıkların yaptıkları gösteri.
"…partisi büyük bir gövde gösterisi yaptı."
Belli belirsiz, açık seçik belli olmayan, bulanık (bir şekilde hatırlanan).
"O olayı hayal meyal hatırlıyorum."
Rastgele, belli bir amaç gütmeden.
"Kızma canım, laf olsun diye söylemiştir o sözleri."
Bir oyunda rol almak.
Bir işte önemli katkısı olmak, etkisi bulunmak.
"Bu işin gerçekleşmesinde onun da önemli rolü oldu."