Aklı başından gitmek
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Yarı belli, yarı belirsiz, çok az belli.
Bayılmak.
Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.
Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.
Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...
Az zamanda çok para kazanan ve işinde çok çabuk ilerleyenler için söylenir.
"Cenab-ı Hak bir kimseyi zengin etmek isterse ona, `yürü ya kulum` demesi yeter."
Başkasına bir şeyler vermesi gereken kişi, az az verip sayıyı çoğaltarak çok şey veriyormuş gibi görünmek istiyor. Ama alan da bunlardan birkaçını birleştirip...
Çok zayıfladığı yüzünden belli olmak.
Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.
"Az buçuk."
Ne az ne çok, oldukça.
Çok az fark olarak, kararlaştırılmak istenen sayıdan, ölçüden bir miktar az veya çok olarak.
"Beş aşağı beş yukarı bir kg. çeker bu tavuk."
Birinin içine düştüğü duruma belli etmeden gülmek, sevindiğini belli etmeyerek onunla eğlenmek, içinden onunla alay etmek.
"Ayşe`nin kırdığı pot karşısında...
Yarı güvenli, yarı tehlikeli durumda.
Son günlerini yaşıyor göçmesi yakın.
Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir).
Çok küçük (çocuklar için söylenir).
"Bir damla su kaldı, ne yapacağız su gelmezse."
Belli belirsiz, açık seçik belli olmayan, bulanık (bir şekilde hatırlanan).
"O olayı hayal meyal hatırlıyorum."
Az çok öğrenim görmüş, okuyup yazmış, belli bir kültüre sahip olmuş kimse.
"Maval okumayı bırakın, biz de mürekkep yalamışlardan sayılırız."
Bir durum karşısında nasıl davranacağı, ne tavır takınacağı belli olmamak.
"Dikkatli olun, onun sağı solu belli olmaz."