Acem kılıcı gibi iki tarafı (taraflı) kesmek
Hem birinden yana hem de ona karşı olabilmek; aralarında sorun bulunan iki yanı da idare etmek; iki yanlı davranmak.
Yönetime karşı topluca karşı gelmek, baş kaldırmak.
"Maden işçileri kazan kaldırmış diyorlar."
Hem birinden yana hem de ona karşı olabilmek; aralarında sorun bulunan iki yanı da idare etmek; iki yanlı davranmak.
Bir kişi yetişip topluma yararlı duruma gelmek.
İşe yaramayan bir şey onarılıp işe yarar duruma gelmek.
Tersi söylenmeyecek bir durum meydana gelmek, itiraz edilecek bir nokta kalmamak.
Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.
"Siz Mehmet...
Birilerinin kendisine karşı yapacakları muhtemel kötülüklere karşı uyanık davranmak, tedbirli olmak.
"Eğer ayağını denk almazsan o adamlar başına bir iş...
Bir sorun üzerine oy verenler, sayıca, karşı düşünceye oy verenlerden daha az çıkmak.
Bir oyalamada, karşı düşünceye oy verenler sayıca az çıkmak.
Buyruğa, yönetime karşı gelmek, ayaklanmak.
"Kafa tutmak."
Birisine karşı saygı ve bağlılık gösterisi olarak başını öne eğmek.
"Baş eğmek."
Ansızın karşılaşmak, karşı karşıya gelmek.
Birbirine çok yaklaşmak, birine çok sokulmak.
"Kapıdan çıkar çıkmaz öğretmenimle burun buruna geldim."
Karşı gelmek, direnmek, boyun eğmemek.
"Her önüne gelene kafa tutmakla bir yere varacağını mı sanıyorsun?"
Endişe duyduğu, kaygılandığı, olmasını istemediği şeyle karşı karşıya gelmek.
"Korktuğum başıma geldi, ne yapacağım şimdi ben!"
Saygının kişiliğe karşı değil, zenginliğe, varlığa, giyim ve kuşama karşı gösterildiğini anlatmak için kullanılır.
Birine karşı ya da birinin kendine karşı yaptığı bir davranış sonradan kendisi için acı, üzüntü kaynağı olmak.
"Ona yemek vermedim ama yüreğime dert oldu."