Allah adamı
Hile, kötü bilmeyen; hak yol üzerinde olan, Allah`a ibadette kus dini bütün kimse.
"Allah adamı olmalısın dünya da, hem de ahrette iyilik görebilesin."
Hem birinden yana hem de ona karşı olabilmek; aralarında sorun bulunan iki yanı da idare etmek; iki yanlı davranmak.
Hile, kötü bilmeyen; hak yol üzerinde olan, Allah`a ibadette kus dini bütün kimse.
"Allah adamı olmalısın dünya da, hem de ahrette iyilik görebilesin."
İki kişinin arasındaki bir işe karışmak.
Araları bozuk olan iki kişiyi uzlaştırmaya çalışmak.
Yapılmakta olan bir işin yapılmasını geciktirmek.
"Araya başka...
Anlaşamayan iki tarafı uzaklaştırmak için araya girildiğinde, iki yanı da hoşnut edemeyerek güç duruma düşmek.
Yakınım olan iki taraf, ya da benimle ilgili iki durum var. Birine ayrıcalık tanısam ötekini küçümsemiş oluyorum. Sakıncaları eşit olan iki karşıt davranıştan...
Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.
"Anladım amacını, bir taşla iki kuş vurmak."
Birbirine zıt olan iki yanı da desteklemek.
"Ben hem nalına hem de mıhına vuran adamlardan korkarım."
Ne kadar önemli olursa olsun, elindeki iş hiç bırakılamayacak derecede olsa bile.
"Söyleyin ona, iki eli kanda olsa da durmasın gelsin."
Sürekli, çok ağlayarak.
"Kadıncağız iki gözü iki çeşme ağlayıp duruyormuş."
Birbirine karşı olanlardan hem birini, hem ötekini çıkarı için destelemek.
"Sendika başkanı ikili oynuyormuş."
İki kişi, iki dost arasına girerek arayı bozan kimse.
İki yana, sağa sola; bir o yana, bir bu yana sallanarak yürümek.
"Nedendir bilmem, yalpa vurarak yürüyordu."
İki davranış, iki kimse, iki karşıt şey arasında bir tercih yapamama zorluğunu anlatmak için kullanılır.