Deyimler
İletişim

"Kafa tutmak" deyiminin anlamı nedir?

Karşı gelmek, direnmek, boyun eğmemek.

"Her önüne gelene kafa tutmakla bir yere varacağını mı sanıyorsun?"

Kafa tutmak deyimine benzer deyimler

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Akan sular durmak

Tersi söylenmeyecek bir durum meydana gelmek, itiraz edilecek bir nokta kalmamak.

Artık itiraz edilebilecek, karşı durulacak bir nokta kalmamak.

"Siz Mehmet...

Akan sular durmak

Altından girip üstünden çıkmak

Bir serveti, bir parayı, bir kaynağı gereksiz yere, düşüncesizce, sorumsuzca harcayıp kısa zamanda bitirmek.

"Bir ayda o kadar paranın altından girip üstünden...

Altından girip üstünden çıkmak

Askıya çıkarmak

Nikah kıyılmadan önce, evlenecek kimselerin durumunu (ya da başka bir konuyu) yazılı olarak, herkesin görebileceği yere asmak.

Evlenecek kimselerin nikâhtan...

Askıya çıkarmak

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Beynine (kafasına) girmek

Bir düşünce, kişinin aklına uygun gelmek.

Belirtilen bir şeyi öğrenmek, ezberlemek.

Bir kişiyi bir şey yapmaya kandırmak.

Beynine (kafasına) girmek

Burnu düşmek

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir kokudan burnu görev yapamaz olmak.

Burnuna koklanamayacak kadar pis bir koku gelmek, böyle bir...

Burnu düşmek

Kapağı atmak

Sıkıntılı bir yerden kurtulup rahat edeceği bir yere kavuşmak; uygun bir yere yerleşmek, işe girmek.

"Evimize kapağı attık mı tamam, gel keyfim gel o zaman."

Kapağı atmak

Karşı durmak

Bir güce boyun eğmemek, direnmek.

"Düşmana karşı durmak boynumuzun borcudur."

Karşı durmak

Mânâ çıkarmak

Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

"Öyle alıngandı ki her sözümden bir mânâ çıkarıyordu."

Mânâ çıkarmak

Sırtını dayamak

Güçlü bir yere veya birine güvenmek.

Bir yere dayanmak ya da yaslanmak.

"Sırtını babasına dayamış atıp tutuyor, her dilediğini yapıyor."

Sırtını dayamak