Deyimler
İletişim

"Göze çarpmak" deyiminin anlamı nedir?

Görünüşü ile dikkati üzerine çekmek.

"O uzun boyuyla hemen göze çarpıyordu."

Göze çarpmak deyimine benzer deyimler

Ağzını açıp gözünü yummak

Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.

Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.

"Eve geç...

Ağzını açıp gözünü yummak

Aklını (bir şeyle) bozmak

Sapıtmak, delirmek.

Yalnızca ilgilendiği, üzerine düştüğü şeyle uğraşıp durmak, başka hiçbir mesele düşünmemek.

"Bizim çocuk sinema ile aklını bozdu."

Aklını (bir şeyle) bozmak

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Altını çizmek

Bir şeyin (daha çok sözün) önemini belirtmek, üzerine dikkati çekmek, vurgulamak.

"Altını çize çize söylüyorum. Eninde sonunda sen de geleceksin."

Altını çizmek

Aşağı yukarı

Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.

"Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."

Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.

Aşağı yukarı

Ayağı ile gelmek

Kendi isteği ile gelmek.

Çok fazla emek sarf edilmeden elde edilmek.

"Adam ayağı ile geldi dayak yemeye."

Ayağı ile gelmek

Kafası yerinde olmamak

O anda kafası çok yorgun olmak.

Başka şeyler düşündüğünden, o anda konuşulana hemen intibak edememek.

"Kusura bakmayın, ne söylediğinizi anlayamadım, kafam...

Kafası yerinde olmamak

Parmak basmak

Bir nokta üzerine dikkati ya da ilgiyi çekmek.

İmza yerine parmağını mürekkebe batırarak bir yere bastırmak.

Parmak basmak

Taban tepmek (patlatmak)

Yayan olarak çok uzun yol yürümek, çok sık gidip gelmek.

"Kasaba ile köy arasında o iş için az taban tepmedim."

Taban tepmek (patlatmak)

Uzun boylu

Boyu uzun olan.

Uzun süre.

Derinlemesine, ayrıntılarıyla.

"Meselenin üzerinde öyle uzun boylu durmadık."

Uzun boylu

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.

"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek