Deyimler
İletişim

"Ayağı ile gelmek" deyiminin anlamı nedir?

Kendi isteği ile gelmek.

Çok fazla emek sarf edilmeden elde edilmek.

"Adam ayağı ile geldi dayak yemeye."

Ayağı ile gelmek deyimine benzer deyimler

Ağzını açıp gözünü yummak

Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.

Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.

"Eve geç...

Ağzını açıp gözünü yummak

Ağzının suyu akmak

Çok beğenip imrenmek.

Çok beğenip isteyecek duruma gelmek, imrenmek.

"Vitrindeki kızarmış tavuğu görünce ağzımın suyu aktı."

Ağzının suyu akmak

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Başına belâyı satın almak

Sıkıntı, üzüntü ve tedirginlik verici olduğunu sonradan anladığı bir işe kendi isteği ile girmiş bulunmak.

"Nereden girdim bu inşaat işine, durup dururken...

Başına belâyı satın almak

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Gönlü tok

Fazla para ve mal istemeyen, zorunlu ihtiyacı kadarı ile yetinen, imkânları az da olsa bunu hissettirmeyen, bu durumda dahi cömert olan.

"Onun kadar gönlü tok...

Gönlü tok

Hayatını kazanmak

Çalışıp elde ettiği para ile geçimini sağlamak.

"Ben iyi ya da kötü hayatımı kazanıyorum, sen kendi işine bak."

Hayatını kazanmak

Hazıra konmak

Hiçbir emek sarf etmeden, çaba göstermeden başkasının emeği ile ortaya çıkmış olan şeyden yararlanmak.

"Hazıra konarak yaşamayı kural edinmiş bu adam."

Hazıra konmak

Kabuğuna çekilmek

Tek başına kalmak, dış dünya ile ilgisini kesmek, kimse ile görüşmemek.

"Geçirdiği kazadan sonra iyice kabuğuna çekildi."

Kabuğuna çekilmek

Taban tepmek (patlatmak)

Yayan olarak çok uzun yol yürümek, çok sık gidip gelmek.

"Kasaba ile köy arasında o iş için az taban tepmedim."

Taban tepmek (patlatmak)

Zindan kesilmek

Çok karanlık duruma gelmek.

Yaşanılan yer çok sıkıntı verici, yaşanılamayacak derecede kötü hâle gelmek.

Zindan kesilmek