Deyimler
İletişim

"Altını çizmek" deyiminin anlamı nedir?

Bir şeyin (daha çok sözün) önemini belirtmek, üzerine dikkati çekmek, vurgulamak.

"Altını çize çize söylüyorum. Eninde sonunda sen de geleceksin."

Altını çizmek deyimine benzer deyimler

Acısı içine çökmek

Bir şey için çok derin bir üzüntü duymak, bir şeyin acısını çok içinde duyumsamak.

Acısı içine çökmek

Açıl susam açıl

Bin bir gece masallarının baş kişisi Ali Baba’nın, Kırk Haramiler’in gömülerini saklandıkları mağaraya girmek için söyelediği bir büyülü söz olan bu deyim, bir...

Açıl susam açıl

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Başından atmak

Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak.

Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak...

Başından atmak

Başını ağrıtmak

Bir yığın gereksiz sözlerle bir kimseyi sıkıp yormak.

Bir iş, bir kimseyi rahatsız edip uğraştırmak.

Gereksiz sözlerle birini bunaltmak.

Bir iş için birini...

Başını ağrıtmak

Bir bardak suda fırtına koparmak (yaratmak)

Çok basit, küçük, önemsiz bir şeyi büyütüp içinden zor çıkılır bir olay hâline getirmek.

"Bir bardak suda fırtına koparmayı bırak artık, mendilini yaktıysa evi...

Bir bardak suda fırtına koparmak (yaratmak)

Bunda bir iş var

"Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması" durumunu anlatmak için kullanılır.

"Polis, bunda bir iş var diyerek...

Bunda bir iş var

Burnu Kaf dağında (olmak)

Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).

"İyi ki bir araba aldı, burnu Kaf dağında bir adam olup çıktı."

Çok kibirli, herkese çok yukarıdan bakar...

Burnu Kaf dağında (olmak)

Hazır bulunmak

Bir yerde kendisi bulunmak, var olmak.

Bir yere hemen gidecek, bir şeyi anında yapacak durumda olmak.

"Yarınki toplantıda sen de hazır bulunmalısın."

Hazır bulunmak

Parmak basmak

Bir nokta üzerine dikkati ya da ilgiyi çekmek.

İmza yerine parmağını mürekkebe batırarak bir yere bastırmak.

Parmak basmak

Yağma gitmek

Bir şey çok alıcı bulup çok satılmak, kolay müşteri bulmak.

"Kapanın elinde kalıyor, yağma gidiyor, koş koş, sen de yetiş!.."

Yağma gitmek

Yara açmak

Bir şeyin yüzünde, özellikle de vücudun bir yerinde yara oluşmasına sebep olmak.

Büyük dert, acı, üzüntü vermek.

"Onun sözleri içimde bir yara açtı."

Yara açmak