Deyimler
İletişim

"Kafası yerinde olmamak" deyiminin anlamı nedir?

O anda kafası çok yorgun olmak.

Başka şeyler düşündüğünden, o anda konuşulana hemen intibak edememek.

"Kusura bakmayın, ne söylediğinizi anlayamadım, kafam yerinde değildi de."

Kafası yerinde olmamak deyimine benzer deyimler

Aklı başından gitmek

Bayılmak.

Çok sevinçten ya da çok korkudan ne yapacağını şaşırmak.

Çok korkudan veya çok sevinçten ne yapacağını şaşırmak.

Kafası çok yorulmuş olduğundan iyi...

Aklı başından gitmek

Alnının damarı çatlamak

Başarmak için çok sıkıntı çekmek, çok çaba sarf edip emek vermek.

"O yolu açıncaya kadar benim alnımın damarı çatladı, sen ne halt etmeye bozuyorsun?"

Alnının damarı çatlamak

Aşağı yukarı

Yaklaşık olarak, hemen hemen, tam değil de tama yakın.

"Aşağı yukarı on kilo gelir bu yük."

Yaklaşık olarak, hemen hemen, tama yakın.

Aşağı yukarı

Az çok

Bir parça, o kadar çok olmayan, oldukça.

"Az buçuk."

Ne az ne çok, oldukça.

Az çok

Boğazı kurumak

Çok susamak, çok konuşmaktan ve bağırmaktan ötürü sesi çıkmaz olmak.

"Boğazım kurudu, bir şeyler içelim de öyle gidelim."

Boğazı kurumak

Elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak

Çok nazlı olmak, evde hiçbir iş yapmamak, zor işlerden kaçınmak.

"Ne kadınmış o da, elini sıcak sudan soğuk suya soktuğunu görmedim daha!"

Elini sıcak sudan soğuk suya sokmamak

Feleğin çemberinden geçmek

Hayatta çok günler görmüş, acı tatlı olaylar yaşayıp tecrübe kazanmış, olgunlaşmış.

"O ihtiyar mı? Feleğin çemberinden geçmiş biridir o."

Feleğin çemberinden geçmek

Gönülden geçirmek

Bir şeyi yapmayı düşünmek, olmasını istemek, o şeyi düşünür olmak.

"Ben de o işi yapmayı gönlümden geçirmiştim."

Gönülden geçirmek

Orta hâlli

Ne zengin ne yoksul, ne iyi ne kötü, ne çirkin ne güzel.

"Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Orta hâlli

Şeytanın yattığı yeri bilmek

Çok kurnaz ve açıkgöz olmak; bilinmesi, hatırlanması güç şeyleri bilmek; pek çok şeyden haberdar olmak.

"O ne tilkidir bilemezsin, şeytanın yattığı yeri bile...

Şeytanın yattığı yeri bilmek

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek

O işten umudunu kesmek, o işin olacağına inanmamak, parasını ya da malını almaktan vazgeçmek.

"Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek