Ağız dalaşı
Karşılıklı kötü şeyler söyleyerek yapılan kavga.
Durmadan konuşup söyleyerek.
Karşılıklı kötü şeyler söyleyerek yapılan kavga.
Biri ötekine, o da bir başkasına söyleyerek, dilden dile.
Susmak.
Çıkarının elden gideceğini düşünerek birinin konuşmasını önlemek.
"Ağzını kapatamazsak konuşup bizi elâleme rezil edecek."
Durmadan gezip dolaşan.
Yerli yersiz konuşarak, gereksiz sözler söyleyerek, çok konuşarak birisini rahatsız etmek.
"Baş ağrıtmakta üstüne yoktur senin."
Çok gürültü yaparak, çok söyleyerek bir kimsenin başını döndürmek, bir kimseyi rahatsız etmek.
"Tepesinde havan dövmek."
Sürekli olarak, durmadan, ardı arkası kesilmeksizin.
Durmadan bir şeyler yemek.
Başkasının düştüğü kötü duruma düşmeyeceğini söyleyerek övünmek.
"Ne demiş atalarımız, büyük lokma ye, büyük söz söyleme."
Durmadan konuşmak.
Kısaca, dikkatli değil de şöyle bir bakıvermek; üzerinde fazla durmadan elden geçirmek.
"Kütüphaneye şöyle bir göz atıp gitti."
Söylenip durmak, hemen her şeyi eleştirip beğenmediğini söyleyerek durmadan konuşmak, etrafındakileri rahatsız etmek.
"Sus artık, vıdı vıdı edip kafamı...