Ağır ol
Soğukkanlılığını yitirme, sabırlı davran, ağırbaşlığı elden bırakma.
Susmak.
Çıkarının elden gideceğini düşünerek birinin konuşmasını önlemek.
"Ağzını kapatamazsak konuşup bizi elâleme rezil edecek."
Soğukkanlılığını yitirme, sabırlı davran, ağırbaşlığı elden bırakma.
Sevilen birinin ölümü ya da toplumca uğranılan bir acı dolayısıyla ağıt özelliği taşıyan bir şiir yazmak ya da böyle olaylarla ilgili olarak ağıt söylemek.
Konuşmasını bilen, dinlediklerine başkalarına eksiksiz anlatabilen.
Birinin eğilimini desteklemek.
Ağzını aramak.
Konuşmamak, susmak.
Olumsuz, kötü şeylerden bahsedenlere karşı
"ağzını hayra aç" anlamında söylenir.
"Bugün kötü şeyler mi bekliyorsun? Ağzından yel alsın, o ne biçim beklenti?"
Öfke ile ağzına gelen bütün ağır sözleri söylemek.
Kızgınlık ile sonunu düşünmeden ağzına gelen kötü sözleri söylemek, karşısındakine hakaret etmek.
"Eve geç...
Sofrada en önemli yemek.
Birinin ölümüne sebep olmak.
Birinin herhangi bir işte güç durumda kalmasına yol açmak.
"Adamın başını sebepsiz yere yediler, şimdi...
Bir şeyi herkesin duyabileceği biçimde ortalığa yaymak.
"Davul çalıp bizi elâleme rezil etti."
Birinin yararına göre eylemde bulunmak, istemese de birinin işine yarayacak biçimde hareket etmek.
"O işi bana vermemekle yabancıların ekmeğine yağ sürdün sen."
Birinin sözünü bitirmesine fırsat vermemek, onu susmak zorunda bırakmak, konuşmasını önlemek.
"Ağzını açar açmaz lafı ağzına tıkadılar adamcağızın."